Geçen ilkbahar 32 litrelik sırt çantamı sırtlayıp tam 30 gün boyunca Avrupa'yı dolaştım; Krakov'dan başlayıp Prag, Viyana, Budapeşte, Berlin, Amsterdam ve son olarak Lizbon'da bitirdim. Yola çıkmadan önce internette gördüğüm bütçe yazıları ya çok parlak ya da çok karamsardı, hiçbiri benim cebime uymadı. Bu yüzden bu sefer her kahveyi, her tren biletini, her hostel gecesini telefonuma not aldım. Aşağıda avrupa aylık bütçe hesabımı kalem kalem, gerçek rakamlarla açıyorum; abartı yok, gizli masraf yok.

✈️Budapeşte uçak biletiGüncel en düşük fiyatları gör →
🛂
🛂 Gitmeden önce · Vize

Ülkene göre vize rehberi

Gideceğin ülkenin vize başvurusu, gerekli belgeler ve randevu adımlarını ülke ülke rehberimizde topladık.

Vize rehberi →

Bir Aylık Toplam Tablo

Otuz günün sonunda telefonumdaki not defterini açıp topladığımda karşıma çıkan rakam 1.840 euro oldu; yani günde ortalama yaklaşık 61 euro. Bunun içine uçak hariç her şey dahil; konaklama, trenler, otobüsler, her öğün, müzeler ve arada içtiğim biralar bile. İstanbul'dan Krakov'a gidiş ve Lizbon'dan dönüş uçaklarını erken alıp toplam 240 euroya bağladığım için onu ayrı tuttum.

Doğu Avrupa şehirlerinde günlük harcamam 45 euronun altında kalırken, Amsterdam'da tek bir günde 95 euroyu bulduğunu gördüm. Bu yüzden rotamı bilinçli olarak ucuz şehirlerle başlatıp pahalı olanları araya serpiştirdim. Genel olarak bu bütçeyle ne sefil bir gezi yaptım ne de lüks; gayet rahat, doyarak ve istediğim yerleri görerek dolaştım.

Benim deneyimim

Günlük harcamayı tek bir not uygulamasına anında girin; akşam toplamaya kalkınca yarısını unutuyorsunuz.

Konaklama: Hostel mi Pansiyon mu?

Konaklama bütçemin en büyük kalemiydi ve toplamda 620 euro harcadım. Krakov ve Budapeşte'de merkeze yürüme mesafesindeki temiz hostellerin koğuş yatakları gecelik 12-15 euroydu; aynı standart Amsterdam'da bir anda 40-45 euroya fırlıyordu. Genelde altı kişilik karma odaları seçtim çünkü hem ucuzdu hem de yol arkadaşı bulmak çok kolaydı.

Birkaç şehirde bilinçli olarak ufak bir lüks yaptım; Viyana ve Lizbon'da ikişer gece özel odalı küçük pansiyonlarda kaldım, geceliği 55 euro civarındaydı. Sürekli koğuşta uyumak bir süre sonra yorucu oluyor, arada kapıyı kapatıp uyumak insanı dinlendiriyor. Çoğu hostelde mutfak olması da yemek masrafımı ciddi şekilde düşürdü, bu yüzden rezervasyon yaparken mutfak şartını hep aradım.

✈️Viyana uçak biletiGüncel en düşük fiyatları gör →
Pratik ipucu

Rezervasyonu varış gününden 3-4 hafta önce yapın; aynı koğuş yatağı son dakikada neredeyse iki katına çıkıyor.

Şehirler Arası ve Şehir İçi Ulaşım

Yedi şehir arasında dolaşmak kulağa pahalı gelse de aslında sürpriz biçimde ucuza geldi; şehirlerarası ulaşıma toplam 210 euro verdim. Doğu Avrupa'da gece otobüslerini tercih ettim, mesela Krakov'dan Prag'a otobüs sadece 18 euroydu ve hem bir gecelik konaklamadan tasarruf ettim hem de sabah dinlenmiş kalktım. Berlin'den Amsterdam'a ise erken aldığım tren bileti 35 euroya geldi.

Şehir içinde mümkün olduğunca yürüdüm, çünkü bir şehri tanımanın en iyi yolu sokaklarını arşınlamak. Yine de Budapeşte ve Viyana gibi metrosu güçlü yerlerde günlük veya 72 saatlik ulaşım kartı aldım; Budapeşte'de 72 saatlik kart 13 euroydu ve fazlasıyla iş gördü. Toplu taşıma kartını şehre varır varmaz almak, tek tek bilet almaktan çok daha hesaplıydı.

Yerel ipucu

Gece otobüsü sadece para değil zaman da kazandırır; akşam binip sabah yeni şehirde kahvaltıya uyanmak harika.

Yeme İçme: Market ve Sokak Lezzetleri

Yeme içmeye bir ayda 460 euro harcadım ve bunu dengeli tutmanın sırrı her öğünü restoranda yememekti. Sabahları genelde hostel mutfağında yumurta, ekmek ve meyveyle kahvaltı hazırladım; bir günlük market alışverişi çoğu yerde 6-8 euroyu geçmiyordu. Öğlenleri ise sokak lezzetlerine yöneldim; Berlin'de currywurst 4 euro, Budapeşte'de langoş 3 euro, Lizbon'da bir dilim bacalhau böreği 2,5 euroydu.

Akşamları kendime küçük bir bütçe ayırıp yerel mutfağı tatmaktan çekinmedim çünkü seyahatin tadı biraz da bu. Viyana'da bir schnitzel 16 euro, Prag'da bir tabak gulaş ve bira 12 euro civarındaydı. Turistik meydanlardan bir iki sokak içeri girdiğimde aynı yemeğin neredeyse yarı fiyata satıldığını defalarca gördüm; menüsünü sadece yerel dilde yazan lokantalar çoğu zaman en lezzetli ve en hesaplı olanlardı.

Pratik ipucu

Ana meydandan en az iki sokak uzaklaşın; manzara biraz kötüleşir ama hesap da yemek de iki kat iyileşir.

Müze, Tur ve Eğlence Masrafları

Müze ve aktivitelere toplam 190 euro ayırdım, ki bunu epey makul buluyorum. Her şehirde önce ücretsiz yürüyüş turlarına katıldım; rehbere sonunda 5-10 euro bahşiş bırakmak hem şehri tanımanın hem de yerel ipuçları toplamanın en ucuz yoluydu. Bu turlar sayesinde hangi müzeye girmeye değdiğini, hangisini geçebileceğimi öğrendim.

Gerçekten görmek istediğim yerler için cebimi açmaktan kaçınmadım; Amsterdam'da Van Gogh Müzesi 22 euro, Berlin'de Müze Adası kombine bileti 19 euroydu. Birçok şehirde müzelerin ayın belirli bir gününde veya akşam saatlerinde ücretsiz ya da indirimli olduğunu fark edip programımı buna göre kaydırdım. Akşam eğlencesini ise genelde hostel barında veya bir nehir kıyısında ucuz bir bira ile geçirdim, kulüplere para dökmedim.

Yerel ipucu

Şehre varınca ilk gün ücretsiz yürüyüş turuna katılın; rehberin verdiği yerel restoran tüyoları bilet parasını fazlasıyla çıkarır.

Bütçeyi Nasıl Aşağı Çektim?

Bu bütçeyi yakalamamın en büyük sebebi rota sıralamasını para üstünden kurmamdı. Pahalı şehirlerde az, ucuz şehirlerde çok kaldım; Amsterdam'da iki gece geçirirken Krakov ve Budapeşte'de beşer gün durdum. Böylece günlük ortalamam yüksek şehirlerde dengelendi. Ayrıca su şişemi hep yanımda taşıdım, Avrupa'nın çoğu şehrinde çeşme suyu içilebilir ve bu küçük alışkanlık ayda kolayca 30 euro tasarruf ettirdi.

Bir diğer kurtarıcım banka kartı tercihiydi; döviz komisyonu almayan bir kart kullandım ve her çekimde kayıp yaşamadım. Şehir kartlarının çoğu turist tuzağıydı, ben gerçekten girdiğim müze sayısını hesaplayıp kart almanın mantıklı olduğu yerlerde aldım. Ufak tefek hediyelik eşyalardan da uzak durdum; bir ay sonra çantamda taşıyacağım her yüz gram fazladan yük, hem sırtıma hem bütçeme ağır geliyordu.

Benim deneyimim

Komisyonsuz bir seyahat kartı çıkarın; ben eski kartımla ilk üç günde fark etmeden 14 euro komisyon ödemiştim.

Son Hesap ve Kişisel Değerlendirme

Otuz günün sonunda uçaklar hariç 1.840 euro, uçaklarla birlikte toplam 2.080 euroyla yedi Avrupa şehrini gezmiş oldum. Bu rakamı bugünkü kurla düşününce, tek bir lüks tatil köyü tatilinin parasına bir ay boyunca yedi farklı kültür, mutfak ve şehir yaşadığımı görüyorum. Geriye dönüp baktığımda ne aç kaldım ne de görmek istediğim bir yeri parasından dolayı kaçırdım.

Eğer daha sıkı bir bütçeyle yola çıksaydım, sadece Doğu Avrupa'da kalıp günde 40 euronun altına da inebilirdim. Tersine biraz daha rahat etmek isteyenler özel odalara ağırlık verip günlüğü 80 euroya çıkarabilir. Önemli olan kendi konfor eşiğinizi bilmek ve harcamayı oraya göre dengelemek; bu yazıdaki rakamlar sizin için bir pusula olsun, kopya çekilecek kesin bir reçete değil.

Pratik ipucu

Yola çıkmadan toplam bütçenize yüzde 15 acil durum payı ekleyin; benimki tren gecikmesi ve bir gece ekstra konaklamayla tam oradan çıktı.

Sıradaki adım · Rehber

Rotanı keşfet

Blog'daki şehir ve rota rehberleriyle planını tamamla.

🗺️ Tüm rehberler →

Sık Sorulan Sorular

Avrupa'da bir aylık bütçe en az ne kadar olmalı?

Doğu Avrupa ağırlıklı, hostel koğuşlarında kalarak ve çoğunlukla market alışverişi yaparak günde 40-45 euroya, yani ayda yaklaşık 1.300 euroya inebilirsiniz. Batı Avrupa'yı yoğun gezerseniz bu rakam rahatça 2.500 euroyu aşar.

Konaklama için hostel mi yoksa pansiyon mu daha mantıklı?

Tek başına ve sosyalleşmek isteyen biriyseniz hostel koğuşları hem ucuz hem keyiflidir. Ben arada iki üç gece özel oda alıp dinlendim; sürekli koğuşta kalmak bir ay boyunca yorucu olabiliyor.

Şehirler arası ulaşımda en ucuz seçenek nedir?

Doğu Avrupa için gece otobüsleri açık ara en hesaplısı; hem 15-20 euroya yol alırsınız hem de bir gecelik konaklamadan tasarruf edersiniz. Tren biletlerini ise birkaç hafta önceden almak fiyatı yarı yarıya düşürüyor.

Yemek masrafını nasıl düşük tutabilirim?

Kahvaltıyı hostel mutfağında hazırlayın, öğlenleri sokak lezzetlerini tercih edin ve akşam yemeğini turistik meydanlardan birkaç sokak içeride yiyin. Ben bu yöntemle yemeğe günde ortalama 15 euro civarında harcadım.

Müzeler için şehir kartı almaya değer mi?

Sadece çok sayıda ücretli müzeye girecekseniz değer; aksi halde tek tek bilet almak daha hesaplı. Birçok müzenin haftanın belirli günü veya akşam saatlerinde ücretsiz olduğunu kontrol etmenizi öneririm.

Bu bütçeye uçak biletleri dahil mi?

Hayır, 1.840 euroluk tutar uçaklar hariç sadece yerdeki harcamalarımı kapsıyor. İstanbul gidiş-dönüş uçaklarını erken alıp 240 euroya bağladığımda toplam masrafım 2.080 euro oldu.