Lizbon'a indiğim ilk gün, sarp yokuşlarda nefes nefese kalırken bütçemin de tıpkı bacaklarım gibi zorlanacağını düşünmüştüm; ama yanılmışım. Üç günde toplam 280 euro harcadım ve bu tutara konaklama hariç yeme, içme, ulaşım ve müze girişlerinin hepsi dahil. Bu yazıda lizbon bütçe planımı saat saat değil ama gün gün, gerçek fiş tutarlarıyla anlatıyorum. Tramvayda kaç euro ödedim, bir pastel de nata'ya ne verdim, Belém'e ulaşım kaça mal oldu; hepsini somut rakamlarla bulacaksınız. Amacım size bu güzel şehri abartmadan, gerçekçi bir cüzdanla gezdirebilmek.
Portekiz vizeni hazırla
Lizbon planın varsa vize başvurusu, belgeler ve randevu adımları rehberimizde.
Ulaşım ve Viva Viagem Kartı
Lizbon'a havalimanından metroyla girdim ve daha ilk dakikada Viva Viagem kartını aldım; kartın kendisi 0,50 euro, üstüne metro bileti yaklaşık 1,80 euroydu. Bu sarı kartı tüm gezi boyunca kullandım çünkü tramvay, otobüs, metro ve fünikülerlerin hepsinde geçerli. Tek tek bilet almak yerine karta günlük 6,80 euroluk sınırsız paket yüklemeyi tercih ettim, çünkü tepe çıkan fünikülerleri ve meşhur 28 numaralı tramvayı bolca kullanacağımı biliyordum.
İlk gün hesap yaptığımda günlük paketin kesinlikle kârlı olduğunu gördüm; sadece 28 numaralı tramvaya tek seferlik binmek bile şoförden alınca 3 euroyu buluyor. Üç gün boyunca ulaşıma toplam 21 euro civarı harcadım. Önerim, kartı havalimanındaki kırmızı otomatlardan almanız; gişede sıra uzun oluyor ve makineler İngilizce menüsüyle gayet kolay çalışıyor.
Viva Viagem kartına günlük paket yükleyin; tramvaya tek seferlik binmek 3 euro, oysa sınırsız günlük 6,80 euro ve tüm hatlar dahil.
Birinci Gün: Alfama ve Tramvay 28
İlk sabahıma Alfama mahallesinde başladım; bu, şehrin en eski ve en otantik bölgesi. Dar arnavut kaldırımlı sokaklarda kaybolmak ücretsiz ve aslında en keyifli kısım da bu. São Jorge Kalesi'ne çıktım, giriş 15 euroydu ve dürüst olmak gerekirse manzara için bu parayı vermeye değdi; tüm şehir ve Tejo nehri ayaklarınızın altına seriliyor. Kale çıkışında bir çeşmeden matarama su doldurdum, böylece o sıcak günde su parası ödemedim.
Öğleden sonra efsanevi 28 numaralı sarı tramvaya bindim; kartım sayesinde ekstra ödemedim. Tramvay Graça'dan Estrela'ya kadar tüm yokuşları gıcırdayarak tırmanıyor ve adeta ücretsiz bir şehir turu sunuyor. Akşam Alfama'da küçük bir lokantada bacalhau, yani tuzlanmış morina yedim; ana yemek 11 euro, bir kadeh yeşil şarap 2,5 euroydu. İlk günün toplam harcaması 32 euro civarında kaldı.
28 numaralı tramvaya sabah 09:00'dan önce binin; öğleden sonra turist kalabalığından oturacak yer bulmak neredeyse imkânsız oluyor.
İkinci Gün: Belém ve Pastel de Nata
İkinci günümü tamamen Belém semtine ayırdım; merkezden 15 numaralı tramvayla yaklaşık yarım saatte ulaştım ve yine kartım yeterli oldu. İlk durağım meşhur Pastéis de Belém fırını oldu; orijinal pastel de nata tanesini 1,40 euroya yedim ve sıcacık tarçınla üstüne çay 2 euroydu. Sıra uzun görünse de oturmak yerine ayaküstü 'para levar', yani paket almayı seçtim, böylece beklemeden tezgâhtan aldım.
Ardından Jerónimos Manastırı'na girdim; giriş 12 euro, ama kombine biletle Belém Kulesi'ni de eklediğinizde toplam 16 euroya düşüyor. Manastırın taş işçiliği gerçekten nefes kesici ve içeride Vasco da Gama'nın mezarı var. Nehir kıyısındaki Keşifler Anıtı'nı dışarıdan gezdim, çünkü içine girmek için ekstra 10 euro vermeye gerek görmedim; dışarıdan fotoğrafı bence yeterince etkileyici. Bu günün toplamı 34 euroydu.
Jerónimos ve Belém Kulesi'ni ayrı ayrı değil kombine biletle alın; 12+8 yerine toplam 16 euro ödüyorsunuz ve sıraları da birleştirmiş oluyorsunuz.
Üçüncü Gün: Bairro Alto ve Manzaralar
Son günümü manzara avcılığına ayırdım. Sabah Glória Füniküleri'yle Bairro Alto'ya tırmandım; kartımla bedavaya geldi, normalde tek bilet 4,10 euro. Tepedeki Miradouro de São Pedro de Alcântara terasından şehri seyrettim, giriş ücretsiz ve buradaki kiosktan aldığım taze portakal suyu 3 euroydu. Bairro Alto gündüz sakin, akşam ise barlarıyla canlanan bir mahalle; ben gündüz halini huzurlu buldum.
Öğleden sonra Santa Justa Asansörü'ne uğradım ama üst terasa çıkmak için ayrı 1,50 euro istediler, kart sadece asansörü kapsıyordu. Onun yerine arka taraftan Carmo Meydanı üzerinden bedava yürüyerek aynı manzaraya ulaştım. Akşam Time Out Market'te farklı tezgâhlardan tabaklar deneyerek karnımı doyurdum; bir ana yemek ve içecek 14 euro tuttu. Üçüncü günün toplamı 24 euro civarındaydı.
Santa Justa Asansörü'nün üst terasına 1,50 euro ödemeyin; Carmo Meydanı'ndan arka taraftan yürüyerek aynı manzaraya ücretsiz ulaşabiliyorsunuz.
Yeme İçme Maliyetim
Lizbon'da yemek, doğru yeri seçtiğinizde şaşırtıcı derecede uygun olabiliyor. Turistik meydanlardan uzaklaşıp ara sokaklardaki 'tasca' denen küçük lokantalara girdiğimde, öğle menüsü 'prato do dia' yani günün tabağı çoğu yerde 8 ila 11 euro arasındaydı ve çorba, ana yemek, bazen kahve dahil oluyordu. Akşam yemeklerinde ortalama 13-15 euro harcadım; bu tutara genelde bir kadeh ev şarabı da sığdırdım.
En büyük tasarrufu kahvaltıda yaptım; her sabah bir kafede 'bica' yani espresso 0,80 euro ve bir pastel de nata 1,30 euroyla güne başladım, yani 2 euronun altında. Sokak çeşmelerinden mataramı doldurarak su parasını sıfırladım. Üç günde toplam yeme içme harcamam 95 euro oldu; bunun içinde her gün düzgün bir akşam yemeği, kahveler ve birkaç tatlı var.
Öğle yemeğini günün tabağı 'prato do dia' olarak yiyin; akşam aynı porsiyonun fiyatı neredeyse iki katına çıkıyor.
Toplam Bütçe Dökümü
Üç günün sonunda cüzdanımı topladığımda konaklama hariç toplam 280 euro harcadığımı gördüm. Kalemlere ayırırsam: yeme içme 95 euro, müze ve giriş ücretleri 43 euro, ulaşım 21 euro, geri kalan kısım ise kahveler, sular, küçük hediyelikler ve beklemediğim ufak masraflardan oluşuyordu. Konaklamayı da eklerseniz, ben Anjos bölgesinde gecesi 55 euroluk sade bir pansiyonda kaldım, yani üç gece 165 euro daha.
Genel olarak Lizbon'u orta bütçeyle çok keyifli gezilebilen bir şehir olarak gördüm. İsterseniz müze sayısını azaltıp bedava manzara teraslarına ağırlık vererek günlük masrafı rahatça 60 euronun altına çekebilirsiniz. Benim önerim, parayı tramvay ve fünikülere sınırsız erişim sağlayan günlük karta ve gerçekten görmeye değer iki üç müzeye ayırmanız; gerisini şehrin sokakları zaten ücretsiz olarak sunuyor.
Konaklamada merkez yerine Anjos ya da Arroios gibi metroyla 10 dakika uzaklıktaki mahalleleri seçin; gece fiyatları belirgin şekilde düşüyor.
Lizbon'ı keşfet
Lizbon gezi rehberine göz atıp rotanı tamamla.
🗺️ Lizbon gezilecek yerler →Sık Sorulan Sorular
Lizbon'da 3 gün için ne kadar bütçe ayırmalıyım?
Ben konaklama hariç 3 günde 280 euro harcadım; yani günlük yaklaşık 90 euro. Müzeleri azaltıp bedava terasları tercih ederseniz bu rakamı günlük 60 euronun altına indirebilirsiniz.
Viva Viagem kartı almaya değer mi?
Kesinlikle değer. Tramvaya tek seferlik binmek 3 euroyken, günlük sınırsız paket 6,80 euro ve tüm metro, otobüs, tramvay ve fünikülerleri kapsıyor. İki binişten sonra kendini amorti ediyor.
Pastel de nata nerede ve kaça yenir?
Belém'deki Pastéis de Belém fırınında orijinalini 1,40 euroya yedim. Şehir genelindeki kafelerde de ortalama 1,20 ila 1,50 euro arasında bulabilirsiniz.
Lizbon'da yemek pahalı mı?
Turistik meydanlardan uzaklaşırsanız hayır. Ara sokaklardaki tasca'larda günün tabağı 8-11 euro, akşam yemekleri ise şarapla birlikte 13-15 euro civarında. Kahvaltı ise 2 eurodan ucuza geliyor.
Hangi müzeler mutlaka görülmeli?
Bence Jerónimos Manastırı ve São Jorge Kalesi şart. Kombine biletle Belém Kulesi'ni de ekleyebilirsiniz. Manzara terasları ise ücretsiz olduğu için bütçeyi hiç zorlamadan listeye eklenebilir.
Lizbon'un yokuşlarında yürümek zor mu?
Açıkçası bacaklarınızı yoruyor ama füniküler ve tramvaylar tam da bu yüzden var. Rahat ayakkabı giyin ve yokuşları sürekli yürümek yerine 28 numaralı tramvay ile fünikülerleri kullanın.