Açıkçası ben deniz konusunda fazlasıyla seçiciyimdir; soğuk, berrak ve kalabalıktan uzak suyu severim. Son altı yazımı sırf Türkiye'nin en güzel plajlarını kovalayarak geçirdim, sırt çantamla otobüse atlayıp bir koydan diğerine geçtim. Ege'nin çam kokulu küçük koylarından Akdeniz'in turkuaz şeritlerine kadar onlarca yere ayak bastım, bazılarına geri döndüm bazılarını bir daha açmadım. Bu listede sana sadece kendi gözümle gördüğüm, suya girdiğim ve gönül rahatlığıyla önerdiğim yerleri, güncel fiyat aralıklarıyla ve küçük püf noktalarıyla birlikte anlatacağım.

🛂
🛂 Gitmeden önce · Vize

Ülkene göre vize rehberi

Gideceğin ülkenin vize başvurusu, gerekli belgeler ve randevu adımlarını ülke ülke rehberimizde topladık.

Vize rehberi →

Kaputaş Plajı

Kaş ile Kalkan arasındaki yoldan geçerken Kaputaş'ı yukarıdan ilk gördüğümde gerçekten arabayı durdurdum; iki kayalığın arasına sıkışmış o turkuaz şerit insanı şaşırtıyor. Plaja inmek için yamaca oyulmuş yüzlerce basamağı tek tek indim, üstelik öğleden sonra sıcağında bu küçük bir spor sayılır. Suyun rengi derinleştikçe koyulaşıyor ve buz gibi soğuk olması beni hiç yanıltmadı, ilk dalışta nefesim kesildi diyebilirim.

Plaj küçük olduğu için sabah erken gitmenizi öneririm; ben dokuz gibi vardığımda şezlong derdi olmadan kuma serildim. Şezlong-şemsiye ikilisi tipik olarak 150-250 TL bandında dönüyor, yanınızda hasır götürürseniz ücretsiz alana da serilebilirsiniz. Üstteki büfeden aldığım gözleme ve ayranın parası şaşırtmadı ama yine de yanımda su taşımıştım, çünkü sıcakta o basamakları tekrar çıkmak istemezsiniz.

Benim deneyimim

Sabah 9'dan önce gidin; öğlene doğru hem kalabalık hem de basamaklarda sıcaktan bayılacak gibi oluyorsunuz.

Ölüdeniz ve Belcekız

Ölüdeniz'in o meşhur lagününü herkes fotoğraftan tanıyor ama ben asıl Belcekız'ın açık plajında uzun uzun yüzmeyi tercih ettim. Lagün kısmı milli park içinde ve girişte tipik olarak kişi başı 50-100 TL civarı bir ücret alınıyor, ama içeride suyun durgunluğu ve sığlığı çocuklu aileler için biçilmiş kaftan. Belcekız tarafı ise ücretsiz, daha dalgalı ve bence daha canlı bir atmosfere sahip.

Başımın üstünden sürekli yamaç paraşütçüleri geçti; Babadağ'dan atlayıp tam plajın üzerine inişlerini izlemek başlı başına bir keyif. Ben de bir sabah dayanamayıp tandem uçuş yaptım, fiyatı sezonda epey değişiyor ama gökten o lagünü görmek paha biçilmezdi. Akşamüstü sahil boyundaki yürüyüş yolunda dondurmamı yiyerek günbatımını beklemek, bütün yorgunluğumu aldı götürdü.

Pratik ipucu

Lagüne sabah erken girin; öğleden sonra hem giriş kuyruğu uzuyor hem de su iyice ısınıp berraklığını biraz kaybediyor.

Patara Plajı

Patara, gördüğüm en uzun kumsallardan biri; yaklaşık 18 kilometrelik kesintisiz altın rengi kum insanı resmen yürürken kaybediyor. Plaja girerken antik kent kapısından geçiyorsunuz ve aynı biletle hem kumsalı hem de Likya kalıntılarını gezebiliyorsunuz, bu da bana çok mantıklı gelmişti. Giriş ücreti müze kart kapsamında olduğu için kartım sayesinde ayrıca para ödemedim.

Burada deniz sığ ve dalgalı, yani çocuklar için güvenli ama dalga severler de tatmin oluyor. Caretta caretta kaplumbağalarının yuvalama alanı olduğu için akşam belli bir saatten sonra plaj kapanıyor, ben bunu bilmeden gittiğim ilk gün biraz erken toplanmak zorunda kalmıştım. Arka taraftaki kum tepeleri günbatımında inanılmaz fotoğraflar veriyor, fotoğraf meraklısıysanız o saati kaçırmayın.

Yerel ipucu

Müze Kart'ınız varsa hem antik kente hem plaja ekstra ücret ödemeden giriyorsunuz; almaya değer.

Kleopatra Plajı, Alanya

Alanya kalesinin eteğindeki Kleopatra Plajı, şehir içinde olmasına rağmen suyun şaşırtıcı derecede berrak ve kumun çok ince olmasıyla beni etkiledi. Efsaneye göre kumu özel olarak Mısır'dan getirtilmiş, doğru mu bilmem ama ayağımın altındaki o pudra gibi his gerçekten farklıydı. Plaj uzun olduğu için kalabalık dağılıyor, kale tarafına doğru yürüdükçe daha sakin noktalar buluyorsunuz.

Burası tamamen ücretsiz bir halk plajı, sadece şezlong kiralarsanız tipik olarak 100-200 TL arası bir bedel ödüyorsunuz. Ben sabah denize girip öğleden sonra teleferikle kaleye çıktım; yukarıdan plajın tüm hattını görmek müthişti. Akşam sahil şeridindeki lokantalarda taze balık yedim, fiyatlar turistik olsa da porsiyonlar doyurucuydu, pazarlık yapmaktan da çekinmeyin.

Benim deneyimim

Denizden sonra teleferikle kaleye çıkıp gün batımını bekleyin; şehrin ve plajın manzarası tek kelimeyle muhteşem.

İztuzu Plajı, Dalyan

İztuzu'na ulaşmanın en güzel yolu Dalyan'dan tekneyle gitmek; sazlıkların ve antik kaya mezarlarının arasından süzülen o tekne yolculuğu başlı başına bir deneyim. Tekne dolmuşları gün boyu işliyor ve gidiş-dönüş bileti tipik olarak 100-200 TL bandında. Plaja vardığınızda sizi ince, açık renk kum ve geniş bir doğal koruma alanı karşılıyor.

Burası da caretta carettaların önemli yuvalama bölgelerinden biri, o yüzden kumda işaretlenmiş yuva alanlarına basmamaya ve gece girişine dikkat etmek gerekiyor. Ben şanslıydım, bir akşam kaplumbağa rehabilitasyon merkezini de gezdim ve yaralı caretta'ların bakımını görmek çok dokunaklıydı. Plajın denize bakan kısmı dalgalı, arka taraftaki nehir ağzı ise çocuklar için sakin; ikisi arasında seçim yapabiliyorsunuz.

Pratik ipucu

Tekne dolmuşunun son dönüş saatini mutlaka öğrenin; kaçırırsanız taksi-tekne çok daha pahalıya patlıyor.

Çeşme Altınkum

İzmir tarafında deniz arayan biri için Çeşme Altınkum, adı gibi altın sarısı kumu ve sığ, ılık suyuyla ideal. Egenin bu kısmında su çok hızlı derinleşmediği için ben saatlerce su içinde oturup kitabımı okudum diyebilirim. Hafta içi gittiğimde plaj nispeten sakindi, ama hafta sonu İzmirlilerin akınıyla beraber yer bulmak zorlaşıyor, bunu peşinen söyleyeyim.

Altınkum bir halk plajı, dolayısıyla girişi ücretsiz; sadece beach club tarafını tercih ederseniz giriş veya minimum harcama tipik olarak 250-500 TL'den başlıyor. Ben halk plajı kısmında hasırımı serip büfeden aldığım soğuk içeceklerle idare ettim, bütçeme çok daha uygundu. Rüzgar sörfü meraklıları için Çeşme rüzgarı bulunmaz nimet, kıyıda ekipman kiralayan birkaç okul da var.

Yerel ipucu

Hafta içi gidin; hafta sonu İzmir'den gelen kalabalıkla beraber hem otopark hem de plajda yer bulmak çileye dönüyor.

Kabak Koyu

Kabak, bu listede en çok emek isteyen ama bence en çok ödüllendiren yer. Faralya'dan sonra yol daralıyor, koya inmek için ya dik bir patikadan yürüyorsunuz ya da bungalovların servis aracını bekliyorsunuz. Ben sırt çantamla o patikayı yürüdüm, yarım saat sürdü ama aşağıdaki el değmemiş koyu görünce bütün ter helal oldu dedim.

Burası daha çok doğayla iç içe, alternatif bir kalabalığı çekiyor; ahşap bungalovlarda kahvaltı dahil konaklama tipik olarak gecelik 1500-3000 TL aralığında değişiyor. Plajda büyük tesis yok, sadece birkaç küçük büfe ve gölgelik var, o yüzden suyunuzu ve atıştırmalığınızı yanınızda götürün. Akşam yıldızların altında, şehrin ışık kirliğinden uzakta oturmak bana yıllardır unutamadığım bir gece yaşattı.

Benim deneyimim

Ağır valizle gelmeyin; koya inişte sadece sırt çantası işe yarıyor, tekerlekli bavul tam bir kabusa dönüşüyor.

Sıradaki adım · Rehber

Rotanı keşfet

Blog'daki şehir ve rota rehberleriyle planını tamamla.

🗺️ Tüm rehberler →

Sık Sorulan Sorular

Türkiye'nin en güzel plajları hangi bölgede toplanıyor?

Bana göre en berrak ve etkileyici plajların çoğu Muğla ve Antalya kıyılarında, yani Fethiye-Kaş-Kalkan hattıyla Alanya çevresinde. Ege'de ise Çeşme tarafı kum ve rüzgar açısından öne çıkıyor.

Bu plajlara giriş ücretli mi?

Çoğu halk plajı ücretsiz, sadece şezlong-şemsiye için 100-250 TL civarı ödüyorsunuz. Ölüdeniz lagünü ve Patara gibi koruma alanlarında ise kişi başı giriş ücreti alınıyor.

Plajlara gitmek için en iyi dönem ne zaman?

Haziran sonu ile eylül başı su sıcaklığı açısından ideal. Ama kalabalıktan kaçmak isterseniz benim önerim haziran başı ya da eylül ortası gibi omuz sezonlarını tercih etmeniz.

Caretta caretta plajlarında nelere dikkat etmeliyim?

Patara ve İztuzu gibi yuvalama alanlarında akşam belirli saatten sonra plaj kapanıyor. Kumda işaretli yuvalara basmamaya ve gece ışık kullanmamaya özen göstermek gerekiyor.

Araçsız bu plajlara ulaşabilir miyim?

Çoğuna evet; dolmuş ve tekne dolmuşları yaygın. Ancak Kabak Koyu gibi yerlerde son kısmı yürümeniz ya da servis beklemeniz gerekebilir, planınızı buna göre yapın.

Plajlarda yemek-içecek pahalı mı?

Plaj büfelerinde gözleme, tost ve içecek fiyatları turistik bölgede biraz yüksek olabiliyor. Ben genelde suyumu ve atıştırmalığımı yanımda taşıyıp sadece sıcak bir şey için büfeye uğruyorum.